Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN HAYATI - HAZRET-İ ÖMER'ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (42) - Ömer Öngüt
HAZRET-İ ÖMER'ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (42)
ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN HAYATI
Dizi Yazı - Ashâb-ı Kiram -r. anhüm-
1 Ağustos 2025

 

ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN
HAYATI

"Ashâbım Yıldızlar Gibidir. Hangisine Uyarsanız Hidayeti Bulmuş Olursunuz." (Beyhâkî)

HAZRET-İ ÖMER'ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (42)

 

Hakk İçin Olmak, Hakk’ı Tercih Etmek:

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz şöyle buyuruyorlar:

“Ben Hakk’ı seçince, halk beni bıraktı!”

Bu beyanlarını biraz açalım:

Hem Hakk ile hem halk ile olmak mümkün değil. Ama ikisini idare etmeye çalışan iki tarafı da küstürür.

Sen Allah ile olursan, arkadaşın da O, refikin de O, saadetin de O, selâmetin de O.

Allah-u Teâlâ onu bütün yarattıkları ile kendisi arasında muhayyer bıraksa, o Allah-u Teâlâ’yı tercih eder. İkincisi; bir canı değil, bin canı olsa, canlarını O’na kavuşmak için, O’nun yolunda fedâ etmek ister.

Birisi Hakk ile beraberse daima Hakk üzere gideceği yeri düşünür, birisi halk ile beraberse ondan kaç seni götürür. Gezme yabanda, bul Hakk’ı sende.

Bir kayanın içinde bile olsa O’nunla olduktan sonra duyacakları zevk bütün dünya saray olup onların olsa O’nsuz orada duramazlar.

Bir Hadis-i şerif'te:

“Kim Allah için olursa, Allah da onun için olur.” buyurulmaktadır.

Onlar O’nun has kullarıdır, onları dünyada gönül cennetinde yaşatıyor. Hem içten hem dıştan en güzel hayatı onlara bahşetmiştir. Onlar en güzelini tercih ettikleri için en güzelini onlara vermiştir. Onların tercih ettiği Hazret-i Allah’tır, Hazret-i Allah’ın da tercih ettiği bunlardır. Daha doğrusu onları kendisi için yaratmıştır. O kulunu sevmiş, seçmiş, kendisine çekmiştir. Kendisine muhabbet etmesi için de muhabbet vermiştir. Başka bir şeyle meşgul olmasını, başka bir arzu beslemesini katiyyen istemez. O kulun da gerçekten Hakk’tan gayrı hiçbir arzusu yoktur. Nasıl bir hayat yaşadıklarını kimse bilmez.

Kişinin istediği yalnız Hakk olursa dünya ve âhirette sultan olur. Aksi halde nefsine köle olur.

Bir mahlûk düşünün, hayatı boyunca ona “Ne istersin, ne istersin?” diye teklif ediliyor. O da sadece ve sadece Hâlik’ını istiyor. Hazret-i Allah’ı tercih edenler işte bunlardır. Hazret-i Allah’ın da tercih ettiği bunlardır.

Biz hep istedik ama O’nu hiç istemedik. İsteyenlere istenilen verilir, fakat O katiyyen tecelli etmez. O’ndan gayrısını aklından geçirdin mi, senin istediğin onlar olmuş oluyor. O’nun ihsanı ile O’nu isteyeceksin. Biz neler neler istiyoruz değil mi?

Hayatı boyunca önüne ne getirilirse getirilsin, ne verilirse verilsin, hiçbirine bakmayıp yalnız O’nu tercih edenlere dilerse O tecelli eder.

Eğer biz Hakk’ı tercih edersek, halkı tercih etmemiş oluruz. Halkı tercih edersek, Hakk bizi tercih etmemiş olur.

Halkı niçin tercih ederiz?

Benim varlığımı onlar beğensin, göstersin, benim büyüklüğümü söylesin. Bu kişi, Allah-u Teâlâ’nın yanında en değersiz insandır.

Allah-u Teâlâ’nın varlığını ortaya koyan kimse Allah-u Teâlâ’nın katında en değerli insandır. Hakikatin özü budur, gerçek budur.

Gerçek övünme, ancak Hazret-i Allah ile övünmedir. Benim beğenilecek neyim var? Çünkü zerre bir hakirim. Neresi methedilir, neresi zemmedilir?

Hazret-i Allah bana bütün dünyayı verse, gökleri verse, arşı da verse; Vallâhi Allah’a karşı bir hiçtir. Ya? Tek cümle ile; Allah’ım! Yaratıcı sensin, beni sen yarattın. Seni kendime dahi tercih ettim. Ancak seni tercih ediyorum, yarattıklarını değil!..

Nam, makam, mevki peşindeyiz, bizi methetsinler derdindeyiz...

Sonra ikinci bir ayıbımız daha var ki; âlemi irşad etmeye kalkarız, nasihat etmeye kalkarız da hiçbir zaman o nasihati biz nefsimize duyurmaya, ona yaptırmaya gayret etmeyiz. Niçin âlemi irşat etmeye kalkarız?

Hazret-i Allah’ın yanında ne kadar alçaldığımızı, aşağılandığımızı bilmeyiz. Halk bizi methetsin, bizi bilsin, bizi bildirsin isteriz. Bizim acizliğimizin, cahilliğimizin en güzel beyanı bu. Nedir bu?Biz yönümüzü halka çevirdik, Hakk’a çevirseydik bütün halkı şöyle yapardık; bu el çekmekle “Bana Allah yeter!” derdik. Ve fakat yüzümüz halka doğru olduğu için bizi halk beğensin halini ortaya koymuşuz. İşte bu da bizim acizliğimiz, cahilliğimiz.

Allah’ım bizi kurtarsın, nefsin alışkanlıklarından, ârâyiş-i kâzibeden bizi kurtarsın.


  Önceki Sonraki